

CÜZ : 13 - SAYFA : 251 - SÛRE : 13 - RA'D : 6 - 13
6. Senden iyilik istemek yerine, alelacele, küs-tahca kötülüğü, cezayı istiyorlar. Halbuki on-lardan önce, örnek gösterilecek, ibret alınacak nice azap-ceza kanunları uygulanmıştır. Insanlar, Allah yoluna, Allah yolundaki faaliyetlere en-geller koyarak zulmetmelerine rağmen, Rabbin onlara bağışlamasıyla muamele ediyor. Unutma ki Rabbin, emirlerinde temerrüde düşülmesi, kendisine isyan edilmesi suçuna denk, onları adâletle cezalandırma gücüne sahiptir.
7. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler:
“- Ona, hak peygamber olduğuna dair Rab-binden maddî bir mûcize indirilseydi ya!” derler. Halbuki sen sadece sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcısın. Her kavmin de, doğru yolu gösteren bir peygamberi, bir rehberi vardır.
* 8. Her dişinin neye gebe olduğunu, rahimle-rin neyi eksik organlı ve erken dışarı atacağı-nı, dünyaya getireceğini, neyi günden güne büyüterek, halden hâle dönüştüreceğini Allah bilir. O’nun katında, üzerinde kanunlarının cari olduğu her şey bir ölçüye, bir plana, bir düzene bağlanmıştır.
9. O duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilir. Çok büyüktür. Yüceler-den yücedir.
10. Sizden iyilik veya kötülüğü fısıldayarak gizli konuşanla, açıkça konuşan; gece saklı-gizli, gündüz alenen iyilik veya pervasızca kötülük yapan, isyana ve günaha batan güç ve iktidar sahipleri de O’nun tarafından bilinir.
11. İnsanın önünde ve arkasında, Allah’ın var ettiği ve koruduğu düzenin gereği olarak kendisini koruyan kanunlar, korumalar ve davranışlarını zapta geçirmek için nöbet tutan melekler vardır.
Bir millet, sahip olduğu ilahî-insanî değerleri, benliğini, kendilerindeki yüksek hasletleri değiştirmedikçe, Allah o milletin elinde olan nimetleri değiştirmez, sosyal, siyasî ve ekonomik düzenlerini bozmaz. Allah toplumların başına hak ettikleri bir felâket getirmek, onları cezalandırmak istediği zaman da, artık bu felâketin, bu cezanın geri çevrilme imkânı yoktur. Onların Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden velileri, koruyucuları, yardım edenleri de bulunmaz.
12. O, size, korku ve ümit içinde şimşeği gös-teren, yağmur yüklü ağır bulutları meydana getirendir.
13. Gök gürültüsü hamd ile Allah’ı tesbih eder. Melekler de onun heybetinden dolayı onu tesbih ederler. Onlar Allah ile ilgili konularda tartışırlarken, O yıldırımlar gönderir, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri yıl-dırımlarla çarpar. Allah’ın kuvveti, tedbiri ve takdiri çok muhkemdir.