CÜZ : 16 - SAYFA : 311 - SÛRE : 19 - MERYEM : 65 - 76

65. O, göklerin, yerin ve ikisinin arasındaki varlıkların ve imkânların yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbidir. Onu ilâh tanı, candan müslüman olarak O’na teslim ol, saygıyla O’na kulluk ve ibadet et, O’nun şeriatına bağlan, O’na boyun eğ. Ona kulluk ve ibadete, şeriatını uygulamaya cânü gönülden sabırla, sebatla, metanetle devam et. Hiç onunla birlikte anılmaya değer bir benzerinin olduğunu biliyor musun?” * 66. Insan: “- Öldüğüm zaman, sahi, diri olarak kabrimden çıkarılacak mıyım?” der. 67. Insan, daha önce hiçbir şey değilken, kendisini bizim yoktan varettiğimizi hatırlamayacak mı? 68. Rabbine andolsun ki, kesinlikle onları, şeytanlarla, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlarla, şeytanî güçlerle birlikte mahşerde toplayacağız. Sonra onları, dizüstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır vaziyette tutacağız. 69. Sonra, baskıcı, zorba, kapalı her toplumdan, Rahman olan Allah’a en çok isyankâr olanlar, ilâhî kuralları tanımayanlar hangileri ise çekip ayıracağız. 70. Bir daha ifade edelim ki, cehennemi boylayarak yanmaya daha çok müstehak olanları elbette biz iyi biliriz. 71. Ey baskıcı zorba isyankârlar! Içinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin icrası kesinleşmiş bir hükmüdür. 72. Bir kez daha hatırlatalım: Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minleri kurtarırız. Inkâr ile isyan ile baskı, zulüm, iş-kence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolu-nu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, Kur’an aleyhindeki propagandaya devam eden güç ve iktidar sahibi zâlimleri, müşrikleri de dizüstü çökmüş vaziyette orada bırakırız. 73. Kendilerine açık seçik âyetlerimiz okunduğu zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile küfre sapanlar, iman edenlere: “- Iki zümreden hangisinin mevki ve makamı daha hayırlı, danışma meclisleri daha güzeldir?” derler. 74. Onlardan önce de, daha varlıklı, daha gös-terişli nice nesilleri helâk ettik. 75. “- Kim hak yoldan uzak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başına buyruk bir hayat içindeyse, rahmet sahibi Rahman olan Allah, tehdit edildikleri azâbı, yenilgiyi veya kı-yametin kopacağı ânı görecekleri zamana kadar ona mühlet versin. Işte o zaman, kimin mevkiinin daha kötü olduğunu, kimin askerî erkânının, ordusunun daha zayıf olduğunu öğrenecekler” de. 76. Allah, doğru, hak yolu, hayrı tercihe istekli olanların, tercih edenlerin, hak yolda, hayırlı yolda sebat edenlerin, hakkı, hayrı aydınlatıcı bilgilerini imandaki, hayırlı işlerdeki şevklerini artırır. Hâlis niyet ve amaçlarla, Islâm esaslarını, Islâmî düzeni temelli hayata geçirmenin, köklü müesseseler ve vakıflar kurmanın, hürriyetleri ve devletin bekasını teminat altına almanın Rabbin katında sevabı daha fazladır, elde etmek istediğiniz sonuçlar, varmak istediğiniz hedefler için bunlar, en hayırlı araçlar ve faaliyet alan-larıdır.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa