

CÜZ : 18 - SAYFA : 344 - SÛRE : 23 - MÜ'MİNÛN : 18 - 27
18. Gökten bir hesap, bir plan dahilinde, ölçülü, düzenli bir şekilde biz su indirdik. Onu arza, toprağa biz yerleştirdik. Bizim onu gidermeye, yok etmeye de elbet gücümüz yeter.
19. Yağmur sayesinde, size hurma bahçeleri ve üzüm bağları yetiştirdik. Bağlarda, bahçelerde sizin için birçok meyvalar vardır. Onlardan yersiniz.
20. Tûr’u Sînâ’da (Sîna dağında) biten bir ağaç daha yetiştirdik. Bu ağaç, hem yağ, hem de yiyenlere hoş kokulu, lezzetli bir katık olan zeytin mahsulü verir.
21. Sağmal hayvanlarda da, sizin için ibretler vardır. Onların karınlarındakinden, sütlerinden size içiririz. Onlarda sizin için birçok faydalar daha vardır. Etlerinden de yersiniz.
22. Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.
23. Nûh’u kavmine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Nûh:
“- Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka ilâhınız yoktur. Hâlâ Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?” dedi.
24. Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak ta-ahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilin-cini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplanan kodamanlar:
“- Bu, sadece sizin gibi bir insan. Size üstün ve hâkim olmak istiyor. Eğer Allah’ın sünnetinin, düze-ninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, mutlaka bir melek indirirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık” dediler.
25. “- Bu, kesinlikle, kendisinde cinlere mahkûm olmuşluk, delilik belirtileri olan bir adam. Durumu ay-dınlanıncaya kadar gözünüzü üstünden ayırmayın bakalım” dediler.
26. Nuh:
“- Rabbim, onların beni yalanlamaları sebebiyle, sen bana yardım et” dedi.
27. Biz ona:
“- Gözlerimizin önünde, gözetimimiz altında, vahyimiz uyarınca gemileri inşa et” diye vahyettik. Nihayet, gemilerin yapımı bitirilip, planımızın icra vakti geldiğinde, bütün kaynaklardan fışkıran sularla, yeryüzünde sular yükselirken, tan yeri ağardığı sırada; buhar kazanları çalıştırılıp istim yükselmeye baş-layınca, biz Nûh’a:
“- Her türden erkekli dişili birer çifti, içlerinden, daha önce, aleyhinde hüküm verilmiş olanların dı-şındaki aileni, ümmetini gemilere al. Baskı zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenler, hakkı ta-nımayanlar konusunda bana başvurma. Onlar ke-sinlikle boğulacaklar” diye vahyettik.