CÜZ : 18 - SAYFA : 345 - SÛRE : 23 - MÜ'MİNÛN : 28 - 42

28. Sen, beraberindekilerle birlikte gemilere yerleş-tiğinde: “- Bizi inkâr ile, isyan ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yo-lundaki faaliyetleri engelleyen zâlim bir kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” de. 29. “- Rabbim, beni bereketli bir yere konaklat. Sen konaklama yeri sağlayanların en hayırlısısın” de. 30. Bu Nuh kıssasında birçok ibretler, öğütler, Al-lahın sınırsız kudretini gösteren deliller vardır. Ita-atkâr olanlarla âsi olanların ortaya çıkması için biz kullarımızı böyle deneriz. 31. Sonra onların ardından başka nesiller meydana getirdik. 32. Onların da aralarında: “- Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar ola-rak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Sizin Allah’tan başka tanrınız yoktur. Hâlâ günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, kulluk ve sorum-luluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?” diyen, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, içlerinden Rasüller görevlendirdik. * 33. Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak ta-ahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilin-cini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden küfre saplananlar, âhirette, ebedî yurtta hesaba çekil-meyi, mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, dünya haya-tında kendilerine refah verdiğimiz kodamanlar: “- Bu sadece sizin gibi bir insan. Sizin yedikleriniz-den yiyor, sizin içtiğiniz şeylerden içiyor” dediler. 34. “- Sizin gibi bir beşere itaat ederseniz kesinlikle hüsrana uğrarsınız.” 35. “- Size, öldüğünüz, toprak ve kemik yığını hali-ne geldiğiniz zaman, kabirlerden çıkarılacağınızı mı va’dediyor?” 36. “- Heyhât, bu size va’dedilen nihaî yargı, tehdit, ne kadar imkansız, uzak bir ihtimal!” 37. “- Hayat, ölümümüzle sonuçlanan, yalnızca yaşamakta olduğumuz dünya hayatından ibarettir. Bir daha diriltilecek değiliz.” 38. “- Bu adam, sadece Allah adına yalan uyduran birisi. Biz ona itimat etmiyoruz.” 39. Peygamber: “- Rabbim, beni yalanlamalarına karşı, bana yar-dım et” dedi. 40. Allah: “- Kısa bir süre sonra, onlar kesinlikle pişman olan kimseler haline gelecekler” buyurdu. 41. Haklı bir gerekçe ile şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe, onların işini bitirdi. Kendilerini bir sel süprüntüsüne çevirdik. Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlim bir kavim rahmetten ve korumadan uzak olsun, canları cehenneme! 42. Sonra onların ardından da başka nesiller meydana getirdik.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa