

CÜZ : 2 - SAYFA : 29 - SÛRE : 2 - BAKARA : 182 -186
182. Kim de, vasiyet edenin bir hata işlemesinden
veya bilerek bir günaha girmesinden
endişe ederek tarafların arasını düzeltir,
geliştirirse, ona bir vebal yoktur.
Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
* 183. Ey îmân edenler, oruç
sizden öncekilere yazılı bir kanun haline getirilerek
farz kılındığı gibi, size de yazılı bir kanun
haline getirilerek farz kılındı.
Umulur ki, Allah’a sığınarak emirlerine yapışır,
günahlardan arınır, azaptan sağlığınızın
bozulmasından,
hastalıklardan korunur,
kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza
ve özgürlüklerinize sahip çıkarak
şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin
bilincinde olursunuz.
184. Size farz kılınan oruç sayılı günlerdedir.
İçinizden hasta olanlar, bir yolculukta bulunanlar,
oruç tutamadıkları günler sayısınca
diğer günlerde oruç tutarlar.
Oruca dayanmakta zorlananların,
takatleri tükenenlerin, her gün için, çevresi,
çaresi olmayan bir yoksul doyuracak
fidye vermeleri gerekir.
Kim de gönül hoşluğu ile daha fazla
yoksul doyurmak suretiyle fazla fidye verirse,
bu onun hakkında daha hayırlıdır.
Zor da olsa oruç tutmanız fidye vermekten
ve kazaya bırakmaktan hayırlıdır.
Eğer orucun faziletini, sevabını, sağlığınıza
ve sosyal bünyenize faydalarını öğrenirseniz,
ihmal etmezsiniz.
185. Ramazan ayı, bütün insanların iyiliği,
kurtuluşu için bir hidâyet kaynağı,
hidâyet rehberi olan, Allah’tan gelen,
Allah’ın peygamberiyle öğrettiği, hakkı bâtıldan,
imanı küfürden, helâli haramdan ayıran
apaçık delilleri, şeriatı içeren
Kur’ân’ın indirildiği aydır.
Sizden kim bu ayda devamlı ikametgâhında
bulunursa, o ayın başından sonuna kadar,
aksatmadan oruç tutsun.
Kim hasta olur veya yolculukta bulunursa,
oruç tutamadığı günler sayısınca
diğer günlerde oruç tutar.
Allah dinî hükümler koymakla,
size kolaylık getirmek istiyor,
sizi zora, sıkıntıya sokmak istemiyor.
Allah orucun sayısını tamamlamanızı,
size Kur’an’da ve Rasûlünün sünnetinde
öğrettiği şekilde şer’î mükellefiyetleri ifa edip
hamdederek, Allah’ı sık sık tekbir ile anmanızı
ve büyüklüğüne saygı göstermenizi istiyor.
Umulur ki, şükredersiniz.
186. Kullarım sana beni sordukları zaman,
benim kendilerine daima yakın olduğumu söyle.
Bana dua ettiği vakit, dua edenin
duasını kabul ederim, dileğini yerine getiririm.
O halde kullarım da benim davetime uysunlar,
bana imân etsinler. Umulur ki,
doğru, huzurlu ve aydınlık yolu bulurlar.