CÜZ : 21 - SAYFA : 409 - SÛRE : 30 - RÛM : 33 - 41

33. Insanların başlarına bir felâket, bir sıkıntı gelince, ekonomik darboğaza düştükleri zaman, Rablerine yönelerek ibadet ederler, yalvarırlar. Sonra, Allah, katından onlara bir rahmet, nimet ve bolluk tattırınca, bakarsınız ki, onlardan bir grup Allah’ı unutarak, kurtuluşlarına başka ve-sileler icat edip, ilâhlığında, otoritesinde, mül-künde, tasarruflarında Rablerine ortak koşarlar. 34. Kendilerine ihsan ettiklerimize nankörlük etsinler, bakalım. Haydi zevku safa sürün. Ya-kında her şeyi öğreneceksiniz. 35. Yoksa onlara bir ferman mı, indirdik? Fer-man, onlara ilâhlığında, otoritesinde, mülkün-de, tasarruflarında Allah’a ortak koşmalarını mı söylüyor? 36. Insanlara bir rahmet tattırdığımızda ona sevinirler, şayet geçmişte yaptıkları kötülükler, işledikleri günahlar dolayısıyla başlarına bir be-lâ, bir musibet gelirse, hemen ümitsizliğe dü-şerler. 37. Allah’ın rızkı ve serveti, sünnetine, düze-ninin yasalarına uygun olarak, iradesinin te-cellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere bol bol vermeye devam ettiğini, ölçüyle kısarak da verdiğini görmüyorlar mı? Iman eden bir toplum için elbette bunda Allah’ın kudretini ve hikmet sahibi olduğunu gösteren deliller vardır. 38. O halde sen, akrabaya, yoksula, yolcuya Allah’ın tanıdığı, belirlediği sorumluluğu yerine getir, onların hakkını ver. Bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. Al-lah’ın rızasını kazanmak isteyenler, işte onlar kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir. 39. Alınan borç karşılıksız alınmış olmasın, insanların servetlerinde artış sağlansın diye faiz kabilinden verdiğiniz şeyler (hediye v.s.), Allah katında herhangi bir artışa vesile olmaz. Allah’ın rızasını kazanmak için verdiğiniz, vicdanınızı, servetinizi, sosyal bünyenizi arındıran, berekete vesile olan zekâta gelince, işte zekâtı veren o kimseler, evet onlar sevaplarını, mallarını kat kat artıranlardır. 40. Allah sizi yaratan, sonra size rızık ve ser-vet veren, sonra ecelleriniz gelince ölümünüzü gerçekleştiren, sonra size tekrar hayat verendir. Peki sizin Allah’a ortak saydığınız varlıklar için-de, bunlardan birini yapabilecek var mı? Allah ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarrufla-rında onların kendisine koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir. * 41. Yalnız kazanç ve menfaat sağlama niye-tiyle insanların bizzat elleriyle yaptıkları faali-yetler, işledikleri günahlar sebebiyle kırsal böl- gelerde, gelişmiş merkezlerde, karalarda ve de- nizlerde, kesinlikle bozulmalar dengesizlikler, anarşi ortaya çıkarak hakim olacak, sonuçta, Allah, dünyada, bu kötülükleri yapanlara, yap- tıklarının bir kısmının cezasını tattıracak. Günah-lardan, kötülüklerden vazgeçip hakka dönme-lerine vesile olur diye onları uyarıyoruz.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa