

CÜZ : 21 - SAYFA : 411 - SÛRE : 30 - RÛM : 51 - 60
51. Andolsun, bir sam yeli estirsek de, bitkileri, ekinleri sararmış görseler, ardından nankörlüğe başlarlar.
52. Elbette sen, tebliğini ölüler gibi duygu-suz olanlara duyuramazsın. Ikballerine ve istik-ballerine sırt çevirip arkalarını dönüp giderlerken, hakkı duymak istemeyerek sağır kesilenlere de tebliğini duyuramazsın.
53. Kör kesilenleri, başlarına buyruk bir ha-yattan, dalâlet, bozuk düzen, ahmaklık ve ce-haletten kurtaramazsın, doğru yolu gösteremez-sin. Tebliğini ancak, âyetlerimize, iman edenlere duyurabilirsin. Işte onlar Islâm’ı yaşayan müs-lümanlardır.
* 54. Allah, sizi dayanıksız bir maddeden güçsüz yaratan; sonra güçsüzlüğün ardından kuvvetli hale getiren; sonra kuvvetin ardından zafiyet veren, saçlarınıza aklar düşürendir. O, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan her şeyi yaratır.
Hakkıyla bilen, her şeye hakkıyla gücü kud-reti yeten O’dur.
55. Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, Islâm’a planlı cephe alarak, müslümanlı-ğı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar, dünyada, kulluk ve ibadet edebilecek yeterli süreye sahip olmadıklarına, ancak pek kısa bir süre kaldıklarına yemin ederler. Işte onlar, dünyada da haktan ayrılıp, küfre böyle döndürülüyorlardı.
56. Kendilerine ilim ve iman verilen, konuyu bilen peygamberler, mü’minler ve melekler:
“- Andolsun ki siz, Allah’ın Levhimahfuz’da tuttuğu kayıtta belirtildiği gibi, yeniden diril-tilme gününe kadar Allah’ın vahyettiğini, kita-bını, dinini benimsemede geciktiniz. Işte bugün yeniden diriltilme günüdür. Fakat siz bunları anlamamayı alışkanlık haline getirdiniz” derler.
57. Artık o gün, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahiplerinin, haksızlık edenlerin, inkârda ısrar edenlerin beyan edecekleri mazeretleri kendi-lerine fayda vermeyecek. Dünyaya dönüp Allahın razı olacağı ameller işleme istekleri de kabul edilmeyecektir.
58. Andolsun, biz bu Kur’an’da dinî haki-katların delillerini, gerekçelerini, insanî ve ah-lâkî değerlerin zaruretini, insanların iyiliği, kur-
tuluşu için insanlara sunduk. Onlara bir mûcize bile getirsen, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar:
“- Siz ancak, bâtıl şeyler ortaya atıyorsunuz” diyecekler.
59. Işte bilgisizce davrananların, hakkı, Kur-ân’ı tanımayanların kafalarını, kalplerini Allah böyle anlayışsız hale getirir.
60. Sen sabrederek mücadeleye devam et. Allah’ın va’di elbette haktır, doğrudur. Bunu il-men kavrayamayanların, buna kesinlikle iman etmeyenlerin, imanı sağlam olmayanların seni hafife almalarına asla fırsat verme, onlar seni gevşekliğe sevketmesin.