

CÜZ : 24 - SAYFA : 470 - SÛRE : 40 - ĞÂFİR : 17 - 25
17. Bugün herkese, işledikleri amellerin kar-şılığı, hak ettikleri verilir. Bugün haksızlık yapıl-maz. Allah hesabı çabucak görür.
18. Yaklaşmakta olan gün dolayısıyla onları uyar. O an, yürekler gırtlaklara dayanır. Dehşet içinde yutkunup dururlar. Inkâr ile, isyan ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlimlerin ne dostu, ne de sözü dinlenen bir aracısı, bir şefaat edeni vardır.
19. Allah, gözlerin haramlara hain bakışını, gönüllerin gizlediğini bilir.
20. Allah hakkaniyetle, adâletle hüküm verir, icraat yapar. Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıkları, yalvardıkları varlıklar hiçbir şekilde, hiçbir konuda hüküm veremezler, icraat yapamazlar. Allah, işte O, bu hakikatleri size duyurur, doğru yolu gösterir.
H 21. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Kendilerinden öncekilerin, boylarınca günaha, isyana, küfre batmış milletlerin âkıbetlerinin na-sıl olduğuna ibret nazarıyla bir baksınlar, incelesinler. Onların daha çok güç ve kudretleri, ülkelerinde daha çok eserleri vardı. Böyleyken Allah onları günahları sebebiyle tutup cezalandırdı. Onları Allah’ın gazabından koruyabilen de ol-madı.
22. Bu cezalar, Rasüllerinin apaçık mûcizeler, delillerle kendilerine gelmelerine rağmen onla-rın inkârda ısrar edip küfre sapmaları sebebiy-ledir. Bu sebeple Allah onları cezalandırmıştır. O güçlü, kudretlidir. Onları suçlarına denk, adâ-letle cezalandırma gücüne sahiptir.
23. Mûsâ’yı âyetlerimizle, mûcizelerimizle, apaçık bir ferman ile, ilâhî bir yetki ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere pey-gamber olarak görevlendirdik.
24. Firavun’a, Hâmâna ve Karûn’a gönder-dik. Onlar:
“- Bu büyüleyici konuşarak aklı etki altına alan peygamberlik iddiasında yalancı biri” de-diler.
25. Işte Mûsâ, bizim katımızdan onlara muci-zeleri getirince, onlar:
“- Iman edenlerin, onunla beraber olanların oğullarını öldürün. Kızlarını öldürmeyip hayat-ta bırakın” dediler. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin, kötülük etme planları, taktikleri hep boşa çıkmaktadır.