

CÜZ : 25 - SAYFA : 498 - SÛRE : 44 - DÜHÂN : 19 - 39
19. “- Allah’a karşı üstünlük taslamayın, zor-balık yaparak hürriyetleri kısıtlamayın. Allah’ın vahyini ve Rasûlünü küçümsemeyin. Ben size apaçık bir ferman ile, ilâhî bir hükümranlık yetkisi ile geliyorum” diyordu.
20. “- Ben, beni taşlayarak öldürmenizden Rabbime ve Rabbinize sığındım.”
21. “- Bana itimat edip güvenmiyorsanız eğer, bari yolumdan çekilin, zulüm ve işkence yapmayın, faaliyetlerimi engellemeyin.”
22. Mûsâ:
“- Bunlar Islâm’a planlı cephe alarak, müs-lümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suç-lu ve günahkâr bir kavim” diyerek yardım et-mesi için Rabbine dua etti.
23. Allah Mûsâ’ya:
“- Kullarımı geceleyin yola çıkar. Kesinlikle takip edileceksiniz” buyurdu.
24. “- Karşıya geçince, denizi olduğu gibi açık bırak. Onlar, denizde boğulacak askerî erkân ve ordudur.”
25. Onlar geride nice bahçeler, pınarlar, akarsular bıraktılar.
26. Nice ekinler, mahsuller, ne güzel konaklar bıraktılar.
27. Zevku safasını sürdükleri nice zenginlikler bıraktılar.
28. Işte böylece, biz onların servetlerini başka kavimlere, miras olarak devrettik.
29. Gök ve yer onların gidişine ağlamadı. On-lara mühlet de verilmedi.
* 30. Andolsun, biz Isrâiloğulları’nı o alçaltıcı, zillete düşürücü rûhî azaptan kurtardık.
31. Firavun’dan da kurtardık. O, meşruiyet sınırını aşanlardan, ağır-adaletsiz hükümler içeren kanunlar koyup uygulayanlardan, günah-isyan ve inkâr bataklığına dalanlardan bir zorba, bir diktatördü.
32. Andolsun biz, Isrâiloğulları’na, bilerek, âlemlerin, ilâhî emirlere itaatkâr oldukları çağ-da ve bölgedeki insanların üstünde bir imtiyaz vermiştik.
33. Biz onlara, içinde apaçık imtihan, açıkça lütuf ve ihsan bulunan bir kısım mûcizeler, de-liller de vermiştik.
34. Şu kâfirler, elbette diyorlar.
35. “- Hayat, ilk ölümümüzle sonuçlanan, yalnızca dünya hayatından ibarettir. Biz ölümden sonra, ölmeden önceki vasıflarımızla tekrar diriltilecek değiliz.”
36. “- Eğer, söylediklerinizde doğru iseniz, ba-balarımızı geri getirin.”
37. Onlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba’ kavmi (Himyerliler) ve onlardan öncekiler mi? Biz onların hepsini helâk ettik. Onlar Islâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi idiler, suçluydular, günahkârdılar.
38. Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları ve imkânları oyun oynarken yaratma-dık.
39. Onları, ancak haklı bir gerekçe ile hikmete dayalı olarak hesaplı bir düzen içinde yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.