

CÜZ : 4 - SAYFA : 66 - SÛRE : 3 - ÂL-i İMRÂN : 116 - 121
116. Allah’ı, peygamberlerini, Allah’a imanın
gerektirdiği esasları inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin,
ne malları ne evlâtları, Allah’tan gelecek bir şeyi,
hiçbir cezayı asla engelleyemeyecektir.
Onlar cehennemliktirler. Orada ebedî kalırlar.
117. Onların bu dünya hayatında harcadıkları,
kendilerine, birbirlerine zulmetmiş olan bir kavmin
ekinlerini vurup da mahveden kavurucu
ve soğuk bir rüzgara benzer.
Onlara Allah asla zulmetmiyor. Fakat onlar,
kendilerine, birbirlerine yazık ediyorlar, zulmediyorlar.
118. Ey iman nimetine kavuşanlar,
kendi dışınızdakilerden müsteşar, danışman, sırlarınıza
vâkıf olacak çalışma arkadaşı edinmeyin.
Onlar, size fenalık etmekten, ortalık bulandırmaktan,
bozgunculuk etmekten geri kalmazlar.
Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları
ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri
düşmanlıkları ise, daha fazladır.
Aklınızı kullanırsanız eğer, size karşı azılı düşman
olduklarının delillerini açıkladığımızı anlayacaksınız.
119. İşte siz öyle iyi insanlarsınız ki,
onlar sizi sevmezken siz onları seversiniz.
Onlar sizin kitabınızı inkâr ederken
siz kitapların hepsine iman edersiniz.
Onlar sizinle karşılaştıkları zaman, sözde:
“- İman ettik” derler.
Kendi takımlarıyla başbaşa kaldıkları zaman size olan
kinlerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar.
Sen:
“- Kininizle geberin. Allah kalplerinizdeki
kinlerinizi biliyor” de.
120. Size bir iyilik dokunursa, bu onları kahreder.
Başınıza bir belâ gelirse buna da sevinirler.
Eğer sabrederek mücadeleye devam eder,
kararlılık gösterir, Allah’a sığınır, emirlerine yapışır,
günahlardan arınıp, azaptan korunursanız, kulluk ve
sorumluluk şuuruyla özgürce şahsiyetlerinizi geliştirir,
dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız,
onların sinsi kötülük planları, örtülü savaş taktikleri,
size hiçbir şekilde zarar veremez.
Allah onların işledikleri amelleri ilmiyle,
kudretiyle abluka altına almıştır.
* 121. Hani sen, sabah erkenden mü’minleri
savaş mevzilerine yerleştirip savaş düzenine koymak için
ailenden ayrılmıştın. Allah konuştuklarınızı işitiyor,
yaptıklarınızı biliyordu.