

CÜZ : 2 - SAYFA : 29 - SÛRE : 2 - BAKARA : 182 -186
141. Allah’ın, iman edenleri günahlarından
temize çıkarması, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden
kâfirleri de helâk etmesi için bozguna uğrayıp yara aldınız.
142. Yoksa Allah içinizden hayatlarını ortaya koyarak,
konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak
cihad edenleri tanımadan, sabrederek
mücadele edenleri ortaya çıkarmadan
cennete gireceğinizi mi sandınız?
143. Andolsun ki siz, savaşa girmeden önce,
zafere ulaşmak için şehitliği, ölümü temenni
ediyordunuz. İşte âkıbetinizi gördünüz.
Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.
* 144. Muhammed yalnızca ilâhî hükümleri icraya,
ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur
Allah’ın tek yetkili Rasûlüdür. Ondan önce de
görevlerini ifa eden rasüller gelip geçmiştir
.
Şimdi o ölür veya öldürülürse, gerisin geriye,
İslâm dışı hayatınıza mı döneceksiniz?
Kim geriye İslâm dışı hayata dönerse
Allah’a asla, hiçbir şekilde zarar veremez.
Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır.
145. Levhimahfuz'daki ecel dolmadan,
Allah’ın planı yürürlüğe girmeden
bir kimsenin ölmesi mümkün değildir.
Kim dünya menfaati isterse,
kendisine ondan veririz. Kim de âhiret,
ebedî yurt sevabı isterse ona da bundan veririz.
Şükredenleri mükâfatlandıracağız.
146. Nice peygamberlerle birlikte
bir çok Allah dostları savaştılar.
Allah yolunda, İslâmî hayatı yaşarlarken
başlarına gelenlerden dolayı yılgınlık göstermediler.
Zaafa düşmediler. Boyun eğmediler.
Allah sabrederek mücadeleye devam edenleri sever.
147. Allah dostları:
“- Ey Rabbimiz, bizim günahlarımızı,
işlerimizdeki aşırılıklarımızı, idaremizdeki
şer’i-kanuni sınırları aşan uygulamalarımızı,
meşru sınırları tecavüzlerimizi, hatalı ve
cahilce davranışlarımızı bağışla.
Allah yolunda milletimize, devletimize, ordumuza,
ihtiyatlı, akıllı ve cesur kararlar almayı,
icraatlar yapmayı nasip eyle, özgüvenimizi
ve cesaretimizi artır, şerefimizi
ve itibarımızı yücelt.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip inkârda
ısrar eden kâfir kavimlere, nankör toplumlara karşı da
bize yardım et” niyazından başka söz söylemezler.
148. Allah da onlara, hem dünya nimetini,
hem de âhiret, ebedî yurt sevabının
güzelliğini verdi. Allah iyiliği, iyi niyetleri,
dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini,
devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine,
hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden,
aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya,
iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik,
dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan,
hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan
müslüman askerî erkânı, idarecileri, müslümanları sever.