CÜZ : 4 - SAYFA : 73 - SÛRE : 3 - ÂL-i İMRÂN : 166 - 173

166. İki ordunun, iki topluluğun karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler Allah’ın izniyle gel-miştir. Bu mü’minleri belirlemesi içindi. 167. Ayrıca müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıkları ortaya çıkarması içindi. Onlara: “- Gelin, Allah yolunda, İslâm uğrunda sa-vaşın, ya da savunma yapın” denildi de, onlar: “- Biz savaşmayı, gidilen seferde savaşılacağını bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik, sizi yardımsız bırakmazdık” dediler. O gün onlar imandan çok küfre yakın idiler. Ağızlarıyla, akıllarında, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Allah onların gizlediklerini iyi bilir. 168. Evlerinde oturup da, kardeşlerine: “- Bize uysalardı, öldürülmezlerdi” diyenle-re: “- Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırın, bakalım” de. 169. Allah yolunda, İslâm uğrunda canlarını feda eden, öldürülen yiğitlerin sakın öldüklerini sanmayın. Bilâkis onlar ebedî hayat ile diridir-ler. Rableri katında izzete, ikrama, sonsuz rızık-lara mazhar olmaktadırlar. 170. Allah’ın lütfundan verdiği nimetlerle, im-kânlarla sevinç içindedirler. Arkalarından gelecek, henüz kendilerine katılmamış şehit olacak kardeşlerine de, her iki dünyada korku olmadığının, geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklarının müjdesinin sevincini duymaktadırlar. 171. Onlar Allah’tan gelen nimet ve lütfun, Al-lah’ın, mü’minlerin mükâfatını zâyi etmeyeceği müjdesinin sevincini duymaktadırlar. * 172. Mü’minler, sıkıntıya uğradıktan, bir takım kayıplara maruz kalıp, yara aldıktan sonra da, Allah’ın ve Rasûlünün davetine icabet edenler, emirlerini yerine getirenlerdir. Özellikle bunların içlerinden iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranış-larına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yan-sıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, yararlı hizmetler yapan müslüman askerî erkân, idareciler, müslümanlar ve Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler için büyük mükâfatlar vardır. 173. Bir kısım insanlar mü’minlere: “- İnsanlar, düşmanlarınız size karşı ordu topladı, saygı duyarak onlardan korkun” de-diklerinde, bu onların imanlarını artırdı. “- Allah bize yeter, o ne güzel hâmi, ne güzel güvencedir” dediler.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa