CÜZ : 5 - SAYFA : 96 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 102 - 105

102. Sen de içlerinde bulunup onlara erkânına,
şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre namaz kıldırırken,
onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar,
silâhlarını yanlarına alsınlar, böylece secdelerini
tamamladıklarında arkanızdan sizi emniyete alsınlar.

Sonra henüz namazını kılmamış olan diğer grup gelip,
seninle beraber namazlarını kılsınlar. Onlar da silâhlı
olarak her türlü savunma tedbirlerini alsınlar.

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman,
kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek
örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler,
siz silahlarınız ve eşyanızla ilgili boş bulunsanız da,
üstünüze âni bir baskın yapsalar, arzusunda bulunurlar.
Yağmurdan dolayı sıkıntıya düşerseniz, yahut hasta iseniz,
silahlarınızı bırakmanızda size bir vebal yoktur.

Yine de her türlü savunma tedbirinizi alın.
Şüphesiz Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına
iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler için alçaltıcı,
zillete zillete düşürücü rûhî bir azap hazırlamıştır.

103. Namazı kıldıktan sonra, ayakta, yürürken,
meclislerde otururken, yanlarınız üzerinde yataklarınızda
yatarken, Allah'ı zikre, şükre devam edin.

Huzura kavuşunca da, namazı erkânına, şartlarına,
vaktine riayet ederek âşikâre kılın. Namaz, mü'minlere
yazılı bir emir halinde, vakitleri belli bir farzdır.

104. Düşman ordusunu, düşman kavmi ta-kipte gevşeklik
göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin
çektiğiniz gibi acı çekmektedir. Üstelik, siz Allah'tan,
onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz.
Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.

* 105. Allah'ın sana gösterdiğini, öğrettiğini esas alıp,
insanlar arasında idareci, hâkim ve hakem olarak,
icraat yapasın diye sana kitabı, Kur'ân'ı gerekçeli,
hikmete dayalı olarak, toplumda hakça düzeni
gerçekleştirmen için indirdik.
Hâinlerin, haksızların savunucusu olma.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa